KEŞİF Akademi
‹ Pornografi Bağımlılığından İyileşme: Kanıt, Utanç ve Uygulama Tanı mı, Sıkıntı mı? Kompulsif Cinsel Davranış, ICD-11 ve DSM-5
Etkileşimli Senkronize HTML5 Anlatım

Tanı mı, Sıkıntı mı? Kompulsif Cinsel Davranış, ICD-11 ve DSM-5

Vertex AI TTS

Tanı mı, Sıkıntı mı? Kompulsif Cinsel Davranış, ICD-11 ve DSM-5

"Pornografi bağımlılığı DSM-5'te tanımlı bir hastalıktır" cümlesi kulağa bilimsel geliyor — ama doğru değil. DSM-5'te ne bu ne de hiperseksüel bozukluk vardır; hiperseksüel bozukluk değerlendirilmiş ve kanıt yetersizliği nedeniyle kitaba alınmamıştır.

Peki hiçbir resmî karşılığı yok mu? Var: ICD-11'de Kompulsif Cinsel Davranış Bozukluğu (6C72). Ama yeri şaşırtıcı — bağımlılıklar başlığı altında değil, dürtü denetim bozuklukları arasında.

Bu ders seni ne rahatlatmak ne korkutmak için yazıldı. Amacı tek: elindeki sıkıntının gerçek adını öğrenmen. Yanlış ad, yanlış çözüm getirir.

Bu derste neler var?

  • 🔴 "DSM-5 tanısıdır" yanılgısı ve gerçekte ne olduğu
  • ICD-11 6C72: tanı ölçütleri, altı aylık süre şartı ve neden bağımlılık başlığına konmadığı
  • "Bağımlılık" demenin bilimsel olarak neyi iddia ettiği; iki karşıt kampın dürüst karşılaştırması
  • İstemek ile hoşlanmak ayrımı — "hoşuma bile gitmiyor ama yapıyorum" bunu açıklar
  • İşaret tepkiselliği: beyin içeriğe değil, onun habercisine kilitlenir
  • I-PACE modeli: kişi, duygu, biliş ve yürütmenin birlikte çalışması
  • 🟢 Sıklık tek başına ölçüt değildir — denetim kaybı, bozulma, süreklilik
  • Nüans: "bağımlılık değil" demek "zararsız" demek değildir
  • Türkiye bağlamı: bilgi boşluğunu bilimin değil pazarlamanın doldurması
  • Uygulama: kendi tablona üç soruyla bakmak
  • Adım adım: bir internet iddiasını okurken yapılacak beş kontrol

Ödev seni bir şey bırakmaya çağırmıyor: yedi gün boyunca ölçmeye çağırıyor. Aradığın şey bir suçluluk listesi değil, tekrar eden bir desen.

Tanı mı, Sıkıntı mı? Kompulsif Cinsel Davranış, ICD-11 ve DSM-5

"Pornografi bağımlılığı DSM-5'te tanımlı bir hastalıktır" cümlesi kulağa bilimsel geliyor — ama doğru değil. DSM-5'te ne bu ne de hiperseksüel bozukluk vardır; hiperseksüel bozukluk değerlendirilmiş ve kanıt yetersizliği nedeniyle kitaba alınmamıştır.

Peki hiçbir resmî karşılığı yok mu? Var: ICD-11'de Kompulsif Cinsel Davranış Bozukluğu (6C72). Ama yeri şaşırtıcı — bağımlılıklar başlığı altında değil, dürtü denetim bozuklukları arasında.

Bu ders seni ne rahatlatmak ne korkutmak için yazıldı. Amacı tek: elindeki sıkıntının gerçek adını öğrenmen. Yanlış ad, yanlış çözüm getirir.

Bu derste neler var?

  • 🔴 "DSM-5 tanısıdır" yanılgısı ve gerçekte ne olduğu
  • ICD-11 6C72: tanı ölçütleri, altı aylık süre şartı ve neden bağımlılık başlığına konmadığı
  • "Bağımlılık" demenin bilimsel olarak neyi iddia ettiği; iki karşıt kampın dürüst karşılaştırması
  • İstemek ile hoşlanmak ayrımı — "hoşuma bile gitmiyor ama yapıyorum" bunu açıklar
  • İşaret tepkiselliği: beyin içeriğe değil, onun habercisine kilitlenir
  • I-PACE modeli: kişi, duygu, biliş ve yürütmenin birlikte çalışması
  • 🟢 Sıklık tek başına ölçüt değildir — denetim kaybı, bozulma, süreklilik
  • Nüans: "bağımlılık değil" demek "zararsız" demek değildir
  • Türkiye bağlamı: bilgi boşluğunu bilimin değil pazarlamanın doldurması
  • Uygulama: kendi tablona üç soruyla bakmak
  • Adım adım: bir internet iddiasını okurken yapılacak beş kontrol

Ödev seni bir şey bırakmaya çağırmıyor: yedi gün boyunca ölçmeye çağırıyor. Aradığın şey bir suçluluk listesi değil, tekrar eden bir desen.

Makale

Tanı mı, Sıkıntı mı? Kompulsif Cinsel Davranış, ICD-11 ve DSM-5

1. Yaygın Yanılgı: "Pornografi bağımlılığı DSM-5'te tanımlı bir hastalıktır"

Bu cümleyi internette, kitaplarda, hatta bazı klinik broşürlerde göreceksin. Kulağa kesin ve bilimsel geliyor. Ama doğru değil.

Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanı el kitabı DSM-5'te ne "pornografi bağımlılığı" ne de "hiperseksüel bozukluk" vardır. Hiperseksüel bozukluk 2013 baskısı için ciddi biçimde değerlendirildi ve kanıtın yetersiz bulunması üzerine kitaba alınmadı. Gözden geçirilmiş DSM-5-TR'de de yoktur.

Peki hiçbir resmî karşılığı yok mu? Var — ama adı ve yeri çoğu insanın sandığından farklı.

Bu ders, kursun temelini kuruyor. Amacı seni rahatlatmak ya da korkutmak değil; elindeki sıkıntının gerçek adını öğrenmen. Yanlış ad, yanlış çözüm getirir.

2. ICD-11'de ne var: Kompulsif Cinsel Davranış Bozukluğu (6C72)

Dünya Sağlık Örgütü'nün hastalık sınıflandırması ICD-11'de Kompulsif Cinsel Davranış Bozukluğu adında bir tanı bulunur; kodu 6C72'dir.

Tanım kabaca şudur: kişinin yoğun cinsel dürtü ve davranışlarını denetlemekte sürekli başarısız olması; bu davranışın hayatının merkezine yerleşmesi, sağlığını, işini veya ilişkilerini bozması; ve bu tablonun en az altı ay sürmesi.

Buraya kadar tanıdık gelebilir. Asıl kritik nokta şu:

ICD-11, bu bozukluğu "dürtü denetim bozuklukları" başlığı altına yerleştirmiştir — bağımlılıklar başlığı altına değil. Aynı kitapta kumar oynama bozukluğu ve oyun oynama bozukluğu "bağımlılık yapıcı davranışlara bağlı bozukluklar" bölümündedir. Kompulsif cinsel davranış oraya konmamıştır.

Bu bir yazım kazası değil, bilinçli bir karardır. Kraus ve arkadaşları, sınıflandırmanın gerekçesini açıkladıkları yazıda bunu net biçimde ifade eder: kompulsif cinsel davranışın bir bağımlılık olduğunu söyleyecek kadar güçlü kanıt henüz yoktur, ama insanların gerçek bir sıkıntı yaşadığını yok sayacak kadar da kanıtsız değildir. Ara bir yol seçilmiştir.

Ayrıca ICD-11 tanımı açıkça şunu söyler: yalnızca ahlaki yargı ya da toplumsal onaylamama nedeniyle duyulan sıkıntı, tek başına bu tanıyı koydurmaz. Bu ayrım kursun bir sonraki dersinin tamamını oluşturacak.

3. Neden "bağımlılık" demekte acele edilmiyor?

Bağımlılık kelimesi bilimsel bir etikettir ve belirli şeyleri iddia eder: tolerans, yoksunluk, beyin ödül sisteminde ölçülebilir uyarlanma, davranışın maddeninkine benzer bir seyir izlemesi.

Bu iddiaların her birinin pornografi için ne kadar karşılandığı hâlâ tartışılıyor. Grubbs ve arkadaşlarının yirmi beş yıllık literatürü tarayan yöntem incelemesi, alanın en büyük sorununun kanıtın yokluğu değil kanıtın kalitesi olduğunu gösteriyor: çalışmaların büyük çoğunluğu kesitsel, örneklemler küçük ve seçilmiş, ölçüm araçları birbirinden farklı.

Karşı görüşü de dürüstçe yazalım. Kraus, Voon ve Potenza gibi araştırmacılar, kompulsif cinsel davranışın bağımlılık çerçevesiyle daha iyi açıklanabileceğini savunur ve bazı beyin bulgularını buna delil gösterir. Ley, Prause ve Finn ise aynı bulguların bağımlılık modelini gerektirmediğini, "porno bağımlılığı" modelinin çıplak bir kral olduğunu ileri sürer.

Bu kursun tavrı: iki tarafın da tamamen haklı olduğunu iddia etmiyoruz. Bugünkü resmî sınıflandırma bağımlılık demiyor; biz de demiyoruz. Ama senin yaşadığın zorluğun gerçekliğini de bu tartışma belirlemiyor.

4. Mekanizma: "istemek" ile "hoşlanmak" aynı şey değil

Buradaki en yararlı bilimsel ayrım, bağımlılık tartışmasından bağımsız olarak sağlam durur.

Berridge ve Robinson'ın uzun yıllara yayılan çalışması, beynin ödül sisteminde iki ayrı süreç bulunduğunu gösterir:

  • İstemek (wanting): Bir şeye doğru çekilme, arayış, arzu. Dopaminerjik sistemle yakından ilişkilidir.
  • Hoşlanmak (liking): Elde edince duyulan gerçek hoşnutluk. Farklı ve daha dar bir devre kullanır.

Tekrarlanan güçlü uyaranlar bu ikisini birbirinden ayırır. İstemek büyür, hoşlanmak küçülür.

Bu, yaşadığın en kafa karıştırıcı deneyimi açıklar: davranışa doğru sürüklenirken hissettiğin şiddetli çekim ile, davranışın hemen ardından gelen boşluk ve pişmanlık arasındaki uçurum. İkisi çelişki değildir; aynı sistemin iki farklı parçasıdır.

Bu ayrımı bir kez anladığında "madem hoşuma bile gitmiyor, neden yapıyorum?" sorusu anlamsız olmaktan çıkar. Cevap: çünkü seni sürükleyen şey hoşlanma değil, istemedir.

Bir de "işaret tepkiselliği" (cue reactivity) vardır. Gola ve arkadaşlarının, tedavi arayan erkeklerle yaptığı beyin görüntüleme çalışmasında dikkat çekici bir ayrıntı bulundu: ventral striatumdaki güçlü yanıt, erotik görüntülerin kendisine değil, o görüntülerin geleceğini haber veren işaretlere karşı ortaya çıkıyordu.

Yani beyin, içeriğe değil habercisine kilitlenir. Telefonun kilit ekranı, belirli bir saat, belirli bir oda, yalnız kalma anı. Bu bulgu, bir sonraki bölümdeki tetikleyici çalışmasının tüm mantığını kurar.

Peki madde bağımlılığı modelleri buraya ne kadar uyuyor? Madde alanından gelen en güçlü çerçevelerden biri allostazdır: Koob ve Volkow'un geliştirdiği bu modele göre, tekrarlanan yoğun uyarımın ardından ödül eşiği kalıcı biçimde yükselir, stres sistemleri aşırı duyarlılaşır ve kişi bir süre sonra haz için değil kendini normal hissetmek için davranışa yönelir. Volkow ve arkadaşlarının derlemesi bu modeli madde bağımlılığı için ayrıntılı biçimde ortaya koyar.

Model açıklayıcıdır, ama dürüst olalım: bunun pornografi için ne ölçüde geçerli olduğu doğrudan gösterilmiş değildir. Maddede ölçülebilen nörokimyasal uyarlanmaların davranışsal karşılığı burada aynı netlikte belgelenmemiştir. Etiketimiz: 🟡 — açıklayıcı bir çerçeve, kanıtlanmış bir mekanizma değil.

5. Kişi-Duygu-Biliş-Yürütme: neden herkeste aynı değil?

Brand ve arkadaşlarının geliştirdiği I-PACE modeli, sorunlu internet kullanımını tek bir sebebe bağlamaz. Dört öğenin etkileşimini tarif eder:

1. Kişi: mizaç, erken yaşantılar, eşlik eden ruhsal zorluklar, ulaşılabilirlik.
2. Duygu: o anki ruh hâli — sıkıntı, yalnızlık, öfke, can sıkıntısı.
3. Biliş: beklentiler ve baş etme tarzı — "bu beni rahatlatır", "dayanamam".
4. Yürütme: dürtüyü durdurma ve dikkati yönlendirme becerisi.

Modelin pratik değeri şudur: sorun tek bir yerde değildir, dolayısıyla çözüm de tek bir yerde olmayacaktır. Yalnızca "daha çok direnmek" bu dört öğeden yalnızca birine dokunur — üstelik en zorlanacağın olanına.

6. Sıklık ile sorun aynı şey değil

Sezgiye en aykırı bulgulardan biri budur ve iyi kanıtı vardır.

Bőthe ve arkadaşlarının geniş örneklemli çalışması, yüksek sıklıkta pornografi kullanan insanların önemli bir bölümünün hiçbir sıkıntı bildirmediğini, buna karşılık düşük sıklıkta kullanan bazı kişilerin ciddi bir bozulma yaşadığını gösterdi.

Yani "haftada kaç kere" sorusu, tek başına ne tanı koydurur ne de aklar. Belirleyici olan üç şeydir: denetim kaybı, işlevsellikte bozulma ve sürekliliği.

Kırk iki ülkeyi kapsayan Uluslararası Cinsellik Araştırması, kompulsif cinsel davranış bakımından risk altındaki kişilerin oranını yüzde beşe yakın bir düzeyde bildirmiştir. Bu, "herkes böyle" demek değildir; ama "çok nadir bir sapma" da değildir.

7. Nüans: karşı argümanı dürüstçe koymak

Bu dersin iddialarına da terazi tutalım.

Sıklık ölçütünün zayıflığını söylerken, sıklığın hiç önemli olmadığını söylemiyoruz. Çok yüksek sıklık, denetim kaybı ihtimalini artırır ve zamanı fiilen yer.

"Bağımlılık değil" derken de "zararsız" demiyoruz. Bir davranışın resmî bağımlılık tanımına girmemesi, hayatını daraltmadığı anlamına gelmez. Uykunu, ibadetini, eşinle mahremiyetini, işini etkiliyorsa — etiketi ne olursa olsun ele alınması gerekir.

Ve son bir dürüstlük: bu alanın kanıt temeli, uyku ya da beslenme kadar sağlam değildir. Bu kurs boyunca hangi iddianın ne kadar sağlam olduğunu tek tek etiketleyeceğiz.

8. Türkiye Bağlamı ve Vaka

Türkiye'de bu konuda güvenilir bir ulusal yaygınlık rakamı bulunmuyor. Kimi kaynaklarda dolaşan yüzdeler genellikle küçük ve seçilmiş örneklemlerden genellenmiş sayılardır; bu kurs böyle sayıları aktarmaz.

Ama nitel olarak söylenebilecek şeyler var. Konunun konuşulmasının çok zor olduğu bir kültürel ortamdayız. Kişi, sıkıntısını bir uzmana anlatmadan önce arama motoruna anlatıyor; karşısına çıkan ilk metinler ise çoğunlukla forumlar, video kanalları ve ürün satan sayfalar. Bilgi boşluğunu dolduran şey bilim değil, pazarlama oluyor.

İkinci bir yerel gerçek: dinî hassasiyeti yüksek bir kişide, davranışın kendisi kadar onunla ilgili iç muhasebe de ağır basıyor. Bu, sonraki dersin konusu — ve bu kursun belki de en önemli dersi.

Vaka. Yirmi altı yaşında bir adam, aylardır geceleri iki-üç saatini bu döngüde geçiriyor. İnternette okuduğu bir yazıda "beynin kalıcı hasar gördü" cümlesine rastlıyor. O günden sonra iki şey oluyor: kaygısı artıyor ve — tam da kaygı arttığı için — kaçış davranışı sıklaşıyor.

Bir psikoloğa gittiğinde öğrendiği ilk şey teknik bir bilgi oluyor: elindeki tablo ICD-11'de tanımlı, dürtü denetimi başlığı altında, tedavi edilebilir bir zorluk. Kalıcı hasar iddiasının ise sağlam bir dayanağı yok.

Adamın anlattığı değişim şu: "Bir düşmanım olduğunu bilmek, adı olmayan bir canavarla boğuşmaktan kolaydı."

9. Uygulama: Kendi tablona üç soruyla bakmak

Kâğıt kalem al. Bu bir tanı koyma değil, bir harita çıkarma çalışmasıdır.

1. Denetim. Son bir ayda, "bugün yapmayacağım" deyip sonra yaptığın kaç gün oldu? Rakam yaz.
2. Bozulma. Bu davranış nedeniyle fiilen kaybettiğin somut şeyler neler? Uyku saati, sabah namazı, çalışma zamanı, eşinle geçirilen vakit — genel değil, somut yaz.
3. Süreklilik. Bu tablo ne zamandır böyle? Altı aydan uzun mu?

Üçüne birden "evet" diyorsan, bu bir zayıflık göstergesi değil; yapılandırılmış bir programın işe yarayabileceği bir tablo göstergesidir.

10. Adım Adım: Bir iddiayı okurken yapılacaklar

1. Kaynağın ne sattığına bak. Program, danışmanlık, takviye satan bir sayfa mı?
2. "DSM-5" ya da "resmî tanı" ifadesi geçiyorsa dur. Bu dersteki bilgiyle kontrol et.
3. Sayı varsa kaynağını iste. Kaynağı olmayan yüzdeler dolaşımdaki söylentilerdir.
4. Kesinlik derecesine bak. "Kesinlikle", "her zaman", "kalıcı olarak" gibi ifadeler uyarı işaretidir.
5. Kendi tablona uygula. İddia senin üç sorundaki cevaplarla uyuşuyor mu?

11. Sık Sorulan Sorular

Tanı yoksa, benim yaşadığım gerçek değil mi?
Tam tersi. Tanı bir haritadır, arazi değil. ICD-11 kompulsif cinsel davranışı tanır; DSM-5'te yer almaması sıkıntının varlığını değil, sınıflandırmadaki bir tercihi anlatır.

"Bağımlı değilim" desem rahatlar mıyım?
Etiket bir rahatlama aracı olarak kullanılmamalı. Doğru soru "bağımlı mıyım" değil, "hayatımdan ne alıyor" sorusudur.

Bu kurs beni tedavi eder mi?
Hayır. Bir kurs tedavi değildir. Bu kurs sana bilgi, yöntem ve yapı verir; şiddetli tablolarda bir uzmanla çalışmanın yerini tutmaz.

Eşim/ailem bilmeli mi?
Bu, kişisel ve ilişkisel bir karar; kursun dördüncü bölümünde açıklık ve onarım konusunu ayrıca ele alıyoruz. Peşin bir kural vermiyoruz.

12. Anahtar Çıkarımlar

  • "Pornografi bağımlılığı DSM-5 tanısıdır" ifadesi yanlıştır 🔴 — DSM-5'te ne bu ne de hiperseksüel bozukluk vardır.
  • ICD-11'de Kompulsif Cinsel Davranış Bozukluğu (6C72) vardır ve dürtü denetim bozukluğu olarak sınıflanır, bağımlılık olarak değil 🟢.
  • Beyin ödül sisteminde istemek ile hoşlanmak ayrışır; bu, "hoşuma gitmiyor ama yapıyorum" deneyimini açıklar 🟢.
  • Tepki, içeriğin kendisinden çok onu haber veren işaretlere yöneliktir 🟡.
  • Sorun tek bir sebepten doğmaz; kişi, duygu, biliş ve yürütme birlikte çalışır (I-PACE) 🟡.
  • Sıklık tek başına ölçüt değildir; denetim kaybı, bozulma ve süreklilik belirleyicidir 🟢.

13. Kavram Sözlüğü

  • ICD-11: Dünya Sağlık Örgütü'nün uluslararası hastalık sınıflandırması, 11. sürüm.
  • DSM-5: Amerikan Psikiyatri Birliği'nin ruhsal bozukluklar tanı el kitabı.
  • Kompulsif: Kişinin istemeden, denetleyemeden tekrarladığı davranış.
  • Dürtü denetim bozukluğu: Ani ve güçlü bir yapma isteğine karşı koyamamayla giden bozukluk sınıfı.
  • İstemek / hoşlanmak ayrımı: Arzu ile gerçek hoşnutluğun beyinde farklı devrelerce yürütülmesi.
  • İşaret tepkiselliği: Davranışı haber veren ipuçlarına karşı verilen otomatik fizyolojik-zihinsel yanıt.
  • Kesitsel çalışma: Tek bir zaman noktasında ölçüm yapan, neden-sonuç kuramayan araştırma tasarımı.
  • I-PACE: Kişi-Duygu-Biliş-Yürütme etkileşimini tarif eden model.

14. Uygulama Ödevi

Bu hafta bir şeyi bırakmanı istemiyoruz. Ölçmeni istiyoruz.

Yedi gün boyunca, her gün akşam üç satır yaz:
1. Bugün oldu mu? (evet/hayır)
2. Olduysa, hemen öncesindeki duygu neydi? Tek kelime yeter.
3. O gün fiilen kaybettiğin şey ne oldu?

Yedi günün sonunda listeye bak. Aradığın şey bir suçluluk listesi değil; tekrar eden bir desen. Bir sonraki bölümde bu desenin adını koyacağız.

Not düşerek bitirelim: bu ödevin amacı seni yargılamak değil. Ölçülmeyen şey yönetilemez, ve kendine dürüst bakabilmek bu yolun ilk adımıdır.

Duolingo Tarzı İnteraktif Değerlendirme

Mini değerlendirmeyi çözmek ve ilerlemeni kaydetmek için giriş yap.

Bu dersin kartları

Allostaz (Koob & Volkow)
Kronik aşırı uyarımda D2 reseptörleri azalır, ödül eşiği kalıcı yükselir, amigdala/CRF anti-ödül sistemi aşırı aktifleşir. Birey haz için değil, normal hissetmek için yönelir.
ICD-11 6C72 nedir ve nereye konmuştur?
Kompulsif Cinsel Davranış Bozukluğu. ICD-11'de tanınır ama **dürtü denetim bozuklukları** başlığı altındadır; kumar ve oyun bozukluğunun bulunduğu bağımlılık başlığında değildir.
DSM-5'te pornografi bağımlılığı var mı?
Yok. Hiperseksüel bozukluk değerlendirilmiş, kanıt yetersizliği nedeniyle alınmamıştır. DSM-5-TR'de de yoktur.
İstemek (wanting) ile hoşlanmak (liking)
Beynin ödül sisteminde iki ayrı süreç. Tekrarlanan güçlü uyaranlar bunları ayırır: istemek büyür, hoşlanmak küçülür. "Hoşuma gitmiyor ama yapıyorum" bunu anlatır.
İşaret tepkiselliği (cue reactivity)
Beyin içeriğe değil, içeriği **haber veren işaretlere** kilitlenir: bir saat, bir oda, telefonun kilit ekranı, yalnız kalma anı.
Sıklık tek başına ölçüt müdür?
Hayır. Belirleyici olan üç şeydir: **denetim kaybı**, **işlevsellikte bozulma** ve **süreklilik** (en az altı ay).
Allostaz modeli — geçerliliği
Ödül eşiğinin yükselip kişinin haz için değil "normal hissetmek için" davranışa yönelmesi. Maddede iyi belgelenmiştir; bu alana aktarımı 🟡 — açıklayıcı çerçeve, kanıtlanmış mekanizma değil.
Tüm kartlarla çalış →

Kaynaklar

  1. 1. Compulsive sexual behaviour disorder in the ICD-11 — Kraus SW ve ark. makale
  2. 2. Should compulsive sexual behavior be considered an addiction? — Kraus SW, Voon V, Potenza MN makale
  3. 3. Liking, wanting, and the incentive-sensitization theory of addiction — Berridge KC, Robinson TE makale
  4. 4. Can Pornography be Addictive? An fMRI Study of Men Seeking Treatment for Problematic Pornography Use — Gola M ve ark. makale
  5. 5. Integrating psychological and neurobiological considerations regarding the development and maintenance of specific Internet-use disorders: An Interaction of Person-Affect-Cognition-Execution (I-PACE) model — Brand M ve ark. makale
  6. 6. High-Frequency Pornography Use May Not Always Be Problematic — Bőthe B ve ark. makale
  7. 7. Compulsive sexual behavior disorder in 42 countries: Insights from the International Sex Survey and introduction of standardized assessment tools — Bőthe B ve ark. makale
  8. 8. Neurobiologic Advances from the Brain Disease Model of Addiction — Volkow ND, Koob GF, McLellan AT makale
  9. 9. The Emperor Has No Clothes: A Review of the 'Pornography Addiction' Model — Ley D, Prause N, Finn P makale

Tanı mı, Sıkıntı mı? Kompulsif Cinsel Davranış, ICD-11 ve DSM-5

Sonraki